İç Genital Organlar
Vajaen, serviks, uterus, faalopiya tüpleri ve yumurtalılardan oluşur.
Vajen :
İnce kaslarla çevrili, 6-10 santim uzunluğunda ve tüp şeklinde bir organdır. Cinsi ilişkide görevi vardır. Kaslarla çevrili olduğundan doğum, bebek gerçekten çok genişliyebilir. Dışarıdan vajene girerken vajen ağzında himen ( kızlık zarı ) dediğimiz ortası açık zar vardır. Bu zar değişik şekillerde olabilir. Bazen kenarda çok dar ve ince olabilir ve cinsel ilişki olsa bile yırtılma görülmeyebilir.Bazı vakalarda ise aksine tamamen vajen ağzını kapayacak şekilde oluşur ve genç kız ay hallerini gördüğü halde kan dışarı akamaz. Sonunda ağrı çok arttığı için doktora gidilir ve zarın çok basit bir operasyonla açılması ile sorun çözülür. Bunlardan anlaşılacağı üzere eğer himen vajen civarında çok ince, dar ise cinsi ilişkide bir yırtılma yani kanama olmayacaktır ve bu kız bakire değilmiş demek çok hatalı olacak, kızın günahına girilecektir.
Vajende normal olarak kokusuz ve renksiz müküs, akıntı vardır. Cinsel ilişkide bu müküs artar. Fakat eğer akıntı kokulu ve renkli olur ve vajen ve yuvayı tahriş ederse o zaman iltihap var demektir.
Doğuştan olarak vajen teşekkül etmemiş olabilir. Yani hazne yoktur. Bazen de hem vajen ve hem de rahim yoktur. Vajen olmayınca bu yolla cinsel ilişki de olanaksızdır. Ameliyat ile bir yapımı tek tedavidir. Fakat ameliyat kolay değildir ve bu ameliyatı çok yapmış bir uzman tarafından yapılması gerekir.
Vajende HP virüsü urları olabileceğinden ve bunların kanserle iştiraki bilindiğinden her muayenede bunlar araştırılmalı ve şüpheli vakalarda kolposkop ile muayene yapılmalıdır. Vajende selim tabiatlı popiler de olur. Bunlar cinsi ilişkilerde kanama yapabileceğinden kolayca kesilip alınabilir.
Vajen sorunlarından bahsederken cinsi ilişki yönünden önem arzeden ve tedavisi bazen zor olan Vajinismus olayından da bahsetmek gerekidir. Korkudan veya genç kızlıkta yanlış bilgi verilmesi nedeniyle ilk olarak o derecede kasılı duruma gelecek ki ilişki imkansızdır. Tedavisi uzundur ve bir uzman kontrolu altında olmalıdır.
SERVİKS ( Collum ) :
Rahmin alt kısmını oluşturan tıkız, başparmak büyüklüğünde bir organdır. Rahime girişi sağlar. İçindeki bezler müküs salgılar. Bu müküs menstrüasyon ayının ortasında artar, bu ovülasyon, yumurtlama zamanında tekabül eder. Spermin geçmesi kolaylaşır. Diğer zamanlar bu müküs mikroplarının rahime girmesine mani olarak koruyucu özelliğe sahiptir.
Bir doktor için rahim ağzının iltihaplara ve kanser öncesi değişikliklere yuva ve vajene oranla çok daha sık kanser görülmesi yüzünden muayenesi büyük önem taşır. Serviksde çok erken kanser başlangıcı olabilecek hastalıkların Papanicolaou smearleri ve kolposkopi metodları ile tanınması sayesinde serviks kanserlerinde ölüm oranı belli derecede azalmıştır. Bu da tabii ki kadınların ve özellikle cinsi ilişkilerde bulunan genç kızların muntazam olarak doktor muayenesine gitmesi ile mümkündür. İyi tabiatlı ur olarak serviks poliplerine sık rastlanır. Küçük üzüm büyüklüğünde ender olarak yumurta büyüklüğüne ulaşabilirler. Çıkarılmaları kolaydır, muayenehanede ve anesteziye luzum olmadan yapılıar.
Servikste oluşan sorunlardan biri de onun evvelce yapılmış birçok kürtajların serviks kaslarını zedelemiş ve zayıflatmış olması veya doğuştan kas zayıflığı yüzünden gebelikte erkenden açılıp bebek düşüğüne neden olmasıdır. ( bak . Gebelik komplikasyonları )
UTERUS ( Rahim ) :
Armut biçiminde 10-12 cm uzunluğunda ve 6-7 cm genişliğinde bir organdır. Karnın alt kısmında pelvisin ortasında bulunur. Bu durumu muhafaza etmesine bir takım bağlar yardım eder. Genellikle beş kadından dördünde rahim önü doğru mesane üzerine eğiktir. Diğer beşte bir vakada geriye doğru eğiklik gösterir. Geçmişte maalesef kadınlarda çok görülen arka ağrısına bu dönük rahim neden oluyor diye gereksiz ameliyatlar yağılmıştır.
Dönük rahim endometriosis nedeniyle veya başka hastalık ile arkaya yapışıklıklar ile bağlanırsa o zaman ağrı olabilir. Hemen bütün uterus kaslardan oluşur. İç kısmı endometriyum denilen zarla kaplıdır. İlkah olmuş yumurta rahime gelince bu zara yuvalanır ve rahim içinde büyür. Uterus adaleleri elastik kabiliyette olduklarından gebeliğe uyarak genişlerler. Doğumdan sonra rahim tekrar eski büyüklüğüne döner.
Miyom ( leiomyoma ) :
Rahimde sık görülen, her 5 kadından birinde, iyi tabiatlı ( kanser olmaya ) tümör ( ur ) miyom ‘dur. Uterusun kasından çıkar. Buna neden belli değildir. Hormonların bu tümör üzerine etkisi vardır. Yüksek dozda estrojen hormonu miyomu büyüktür, projesteron hormonu ise büyümesine engel olur. Menopozda estrojen hormonu azaldığından miyomlar küçülür. O nedenle menopozda aşağıda sayacağımız komplikasyonlar olmadıktan sonra miyoma ameliyat yapılmaz.
Miyomlar uterusda başlıca üç kısmda bulunur : Ya ramin iç boşluğuna doğru büyür, ya tamamen duvarı yani kaslar içindedir, yahut rahim üzerinde yumru yapar veyahut da bu her üç kısımda birden bulunur. Çok çok ender olarak bütün karın boşluğuna ve damar içine yayılabilir. Bu durum o kadar enderdir ki bir kadın hastakları uzmanı bütün tababet hayatınca görmeyebilir.
Miyomun arazları nelerdir : Arazlar miyomun büyüklüğüne ve nerede olduğunu bağlıdır. Çoğu kadın rahminde miyom olduğunu doktor muayenesinde öğrenir.
Miyom vakalarının üçte biride ay hallari kanaması fazla olur. Bunlar daha ziyade rahim içi urlarıdır.Büyük olanlar etrafa baskı yaptıklarından veya tümöre kafi kan gitmeyip onun dokusunun bozulması, çürümesi ( dejenerasyon ) oluşursa o zaman ağrı da olur. Miyomun yarattığı diğer bir rahatsızlık eğer ur rahmin ön tarafında is eve idrar kesesine baskıda bulunuyorsa kadın hemen her beş on dakikada bir idrara çıkar ki ne kadar taciz edeceği aşikardır.
Gebelikte miyomlar yine büyüklüğüne ve bulunduğu yere göre sorunlar yaratabilir. Düşüğe veya erken doğuma yahut doğumun zorlaşmasına neden olabilir. Hamilelikte büyük miyom daha sık dejenerasyona gider ve çok ağrı yapabilir. Bu durumda hasta yatak istirahati ve ağrı ilaçları ile tedavi edilir ve katiyyen ameliyat yapılmamaya gayret edilir. Gebelikte miyom ameliyatı çok tehlikelidir, kanama ile hayatı tehdit eder.
Miyomların neden olduğu diğer bir komplikasyon infertiliteyi arttırmasıdır. Yani neden olduğu daralma ve tıkanmalar yüzünden gebe kalmak güçleşebilir. Bazen de miyom ameliyatından sonra olan yapışıklar infertiliteye neden olabilir.
Tedavi :
Uterus miyomunun tedavisi muhafazakar tedavidir. Miyomun kansere değişmesi çok enderdir ( 1000 vakadan 1 tanesi ) Aşağıda sıralayacağımız durumlar müstesna, miyom muntazam 6 aylık muayenelerde takip edilir.
Şu şartlarda ameliyat gerekebilir :
Fazla kanama ve ağrı ilaç tedavisine cevap vermiyor.
Aniden miyom çok belli derecede büyüdü ( bu miyomun habis sarkoma değişmesi olasılığındadır. )
Miyom devamlı idrar kesesi üzerine veya ureterlere ( idrar yolları ) baskı yapmaktadır.
Pelviste endometriyozis veya yapışıklıklar gibi başka hastalıklar da varsa.
Ameliyat genellikle histerektomidir ( rahmin çıkarılması ) Fakat kadın genç ve çocuk yapmak istiyor o zaman yalnız miyom urları çıkarılır, uterus çıkarılmaz.
Her histerektomide yumurtalıklar ilerde yumurtalık kanseri olmasın diye çıkarılmaz. Hastanın yaşına göre, kendisinde ve ailesinde yumurtalık kanseri riski var mı ona mı bakılarak karar vermek gerekir.
FALLOPIAN TÜBLER:
Rahmin iki tarafına bağlı , 8-10 cm uzunluğunda ince tüplerdir. Yapı olarak uçlarına huni gibi açıktırlar. Bu yumurtanın tübe daha kolay girebilmesi içindir. Sperm ile yumurta ilk olarak tüp içinde buluşurlar. Hamileliğini tamamlamış, başka çocuk istemeyen kadın ameliyat ile bu tüpleri bağlatarak artık çocuk yapmaz. Her ay bir yumurta ilkah için tübe gelir, gebelik olmazsa o yumurta kurur gider ( Hanımların en çok sordukları sorulardan biri, o yumurtaya ne oldu ?)
Bu tüplerin gebeliğin orada başlaması olayına karşılık kötü bir koplikasyon olarak ilkah olmuş yumurtanın rahime gidememesi ( en sık neden ilithap sonucu tüplerdeki yapışıklıktır ) yüzünden tüp içinde büyümeye devam etmesi olayıdır. Tüp yapısı uygun olmadığından rahim gibi büyümez ve ortalama üç ay içinde yırtılır ve ekseriya karın içine çok kanam olur. Tıpdaki ilerlemelere rağmen bugün hala genç kadınlar bu komplikasyonla önlemektedir. ( bak. dış gebelik )
Çok ender olarak doğuştan fallopian tüp teşekkül etmemiş olabilir.
Fallopian tübün selim tümörleri çok enderdir, kanserden de daha ender görülür. Fakat tüp kanserin de sık görülmez, bütün jinekoljik ( nisai ) kanserlerin ancak 1000 ‘de veya 2000 ‘de 1 ‘l tüp kanseridir.
YUMURTALIKLAR :
İki yumurtalıktan herbiri pelvisin iki yanında ve fallopian tüplerinin dış ucuna yakın yerleşmiştir. Yumurtalık bir ceviz büyüklüğündedir. Bir kız doğumunda yumurtalığında yüzbinlerce yumurta vardır. Bunlardan sadece 500 tanesi gebelik için olgunlaşmayı temin eden hormonları aşağıda anlatacağız;
Seks hormonları : Bu hormonlar insanların üremesi için birbirleri ile çok dakik ilşkiler içinde görev yaparak yumurtalamayı gerçekleştirirler.
Estrojen : Çok önemli bir seks hormonudur. En alaka çekici karakteri bedendeki değişik doku hücrelerine değişik etkilerde bulunmasıdır.Örneğin genital yani üreme organlarının yapımını ve görev yapmasını sağlamak gibi önemli işlemi yapında hem kadın hem de erkekte beyin hücrelerinin sağlığı üzerine olumlu etkisi vardır.Estrojenin büyük miktarı yumurtalıkarda yapılır. Bir kısmı da bedenin yağ dokusunda oluşur. İşte bu nedenle de şişman kadınlarda estrojen fazlalığı yüzünden rahim ( endometriyum )kanseri daha sık görülür. Ay halleri kesilince estrojen yetmezliğinin bedende neden olduğu önemli değişlikler Menopoz kısmında anlatılmıştır.
Projesteron : Bu hormon da yumurtalıklar da aylık menstruasyonu ikinci yarısında ovülasyon dan sonra üretilir. Endometriyum zarını kalınlaştırır, yani gebeliğe hazırlar. Aynı zamanda gebeliğin sağlıklı devamı ve plasentanın ( anneden bebeğe kan dolaşımını sağlayan organ ) görevini yapması için gereklidir. Projesteron kadında bir seks hormonudur fakat erkekte de kadında olduğu gibi adrenal ( böbrek üstü ) bezde de ve keza testislerde de ufak miktarlarda yapılır.
Testosteron : Erkeklik hormonudur. Fakat kadında overlerden ve böbrek üstü bezinde az miktarlarda salgılanır. Testosteron kemik, kas ve cinsel gelişmede rol oynar ve her iki cinste arzuda ( libido ) etkisi vardır.
Follicle stimulating hormone ( FSH ) ve luteinizing hormone ( LH ) : yumurtalıktaki folikülü stimüle ederek menstrüasyonu düzenleyen ve yumurta yapımını temin eden hormonlar .
Bu iki hormon da beyinin altında bulunan pitüiter bez tarafından salgılanır. Her iki hormon da beyinde hipotalamus denilen bölgedeki GnRH ( gonadotropin realizing hormonu ) etkisi altındadır. Estrojen GnRH ‘I etkiler. GnRH ‘de FSH ve LH salgılamasını düzenler. Yani aynı zamandaher iki hormone da beyin etkisi altındadır. Erkekte de bu hormonlar bulunur ve sperm yapımını oluşturur.
Yumurtalıklar kistik organlardır. Yani içinde kisler oluşur, iki cins kist vardır. Kist diye içi sıvı ile dolu ince zarlı ve balon şeklinde oluşum ifade edilir. İşte bu kistlerden bir cins normal olarak hormonal değişikliklere uyarak oluşur, nitekim bunlardan biri gebelik için yumurta verecektir. Bir kistler için normalde ameliyat yapılmaz, ender olarak patlamaları nedeniyle ameliyat gerekebilir. Demekki bir doktora gittiğinizde yumurtalığınızda kist var demesi sizi korkutmamalıdır. Fakat o kist anormal, neoplastik ur da olabilir.O nedenle tanıya geçilmesi gerekebilir. Şimdi hangi kistler araştırmaya girmelidir ?
_ Kistin çapı 5 santimden daha büyük ise ,
_ Ultrason muayenesi kist içinde solid, katı maddeler gösterirse,
_ İki, üç ay hali geçmesine rağmen kist hala duruyor.
_ Kist kaybolmadığı gibi büyüme gösteriyor.
Bu yukarıdaki bulgular genellikle ameliyat gerektirir. Yumurtalıklar karın içinde olduklarından urların tanınması zordur. O nedenle maalesef kanserin tanısı gecikmektedir. Bir de luzumsuz beklenirse bu kanserden kurtulma şansı azalır. Bütün tıbbi gelişmelere rağmen bugün over kanserinden ölüm azaltılamamıştır. Demekki yumurtalık kisti takip edilecek ve araştırılacak.
Çok kistli yumurtalık hastalığı ( polycystic ovarian disease )
Yumurtalık konusunda işiteceğiniz bir hastalıktır.Buluğ çağında başlayıp ay hallerinde sekme, her ay yumurta yapamama nedeniyle kısırlık sorunu ve hem de adrenalin bezde erkek hormonu ( testosterone ) yapımı sonucu yüzde kıllanma ile ortaya çıkan bir hastalıktır.
Bazı hastalarda ay hali aylarca görülmez . Bazılarında çok az bir kanama vardır. Fakat yumurta oluşumu olmadığından gebelik de olmaz.
Genellikle şişman kadınlarda olur.
Her iki overde de çok kist vardır. Bunlar genellikle doktor muayenesinde belli olur. Ultrason ile tanı kolaydır.
Bu hastalıkta önemli bir sorun estrojen hormonunun yükselmesidir. Zira projesteron hormonu olmadığından veya az olduğundan estrojen tek başına uzun sure rahim endometriyum zarını etkilerse sonunda rahim kanseri oluşabilir. O nedenle genç, şişman bir kadında ay hallari durmaya başladığında gerçi başka nedenler de vardır fakat bu hastalık araştırılmalıdır.
Tedavi : Yukarıda yazdığımız estrojen kanser yapısı etkisini doktor projesteron hormonu veye doğum kontrolü hapları vererek ortadan kaldırılacaktır. Doğum kontrolu hapları eğer kıllanma hafif ise ona da yardım eder. Fakat eğer kıllanma çok fazla ise o zaman yukarıdaki hormonların eşliğinde spironolactone erkekli hormonunun yapımına engel olduğundan başarı ile kullanılır.
Endometriyosis :
Nedeni bugün hala çeşitli iddaları taşıyan bir hastalık taşıyan bir hastalıktır. Teorilerden en çok kabul gören şudur : Rahmin içini kaplayan ve zarın bazı parçaları ay hali esasında tüplerden geçerek karın boşluğuna gelmekte ve pelvisin ve hatta karnın çeşitli yerlerinde büyüme göstererek kistik oluşımlar yapmaktadırlar.
Ailevi bir istidat vardır. Endometriyosis olan bir kadın yakınakrabalarında endometriyosis oluşumu olanağı yedi defa artmıştır. Yani genetik bir predipozisyon vardır. Ortalama olarak kadınların % 10 ‘unda endometriyosis bulunmaktadır. Çok ender olmayarak genç kızlarda bile görülür.
Bu hastalık selim yani kanser olmayan bir hastalık . Fakat yumurtalıkıları istila etmesi, üreter ve barsakları tıkaması, her ay, ay halleri süresince şiddetli ağrılar yapması ve kısırlık sorunları yaratması nedeniyle pek de selim tabiatlı bir hastalık sayılamaz.
Yapışıklıklara neden olduğu için ilk rastlanan bir bulgu da sabitlleşmiş geri dönük uterus ( rahim ) tur. Keza overde oluşan ve endometriyuma dediğimiz kistler zamanla bu yumurtalıkların çalışmasını bozacaklardır.
Endometriyosis estrojen varlığına tabidir. Menopozda veya ameliyat ile overler çıkarıldığında belirli miktarda estrojen yapımı olmayacağından endometriyosis kaybolacaktır. Menopozda estrojen alanlarda çok ender olarak endometriyosis görülebilir.
Bir de Adenomiyosis hastalığı işiteceksiniz. Rahim adelesi endometriyosisi de denebilecek bu hastalık endometriyum parçalarının rahim adelesi içine giderek ay hallarinde ağrı yapması ve yine rahmi belirli derecede büyütmesiyle kadın hastalıkları uzmanları tarafından iyi tanınır.
Tanı : Ultrasonik tetkik kistleri gösterir fakat bunların endometriyoma olduğunu bilmek için karına anestezi altında laparoskop ile girip direk görüş kati tanıya götürür.
Tedavi : İlaç tedavisi veya cerrahi tedavi yahut da ikisinin beraberliğinde olan tedavidir.Bu tedaviler kadının yaşına ve çocuk yapmak isteyip istemediğine ve hastalığın fazla ilerleyip ilerlemediğine ve barsak ve idrar yollarını istila edip etmediğine göre değişecektir.
Doğum kontrol hapları ay halleri durduracak dozlarda verilecek 6-9 ay süre ile kullanılarak başarılı olabilir. Bu hapları almayanlar için projesteron hormonu iğneleri ile de ay halleri yani estrojen etkisi kaldırılır. Bu gaye ile Danazol veya GnRH ( gonadotropin releasing hormone ) de kullanılabilir.
Cerrahi tedavi ilerde çocuk yapma arzusuna ve hastalığın ne kadar ilerlemiş olmasına göre değişir. Barsağın ve idrar yollarının hasara uğradığı vakalarda ekseriye yumurtalıkları da çıkarmak gerekir.
