Gebelik Sonu Komplikasyonları
Kanamalar : Postpartum dediğimiz bu devrede kanama sık görülen ve anne ölümünü ( mortalitesini ) yükselten bir komplilkasyondur. Erken tanı hayat kurtarıcıdır ve bazen son çare olarak yapılan his terektomiyi ( rahim kanamayı durdurmak için ameliyatı ile çıkarılması ) önler.
En sık görülen neden rahim atonisidir. Rahim aşırı derecede gevşer ve devamlı kanar. Diğer nedenler plasenta parçasının rahim içinde kalması, doğum sırasında rahim, serviks ve vajen yırtılmaları ve rahmin eldiven parmağı gibi içinin dışa dönmesidir. Başka ve tehlikeli bir neden genellikle fazla kanama sonucu kanın pıhtılaşması özelliğinin kaybolması ve kanamanın durdurulmasıdır.
Kanama geç , örneğin 6-7 gün sonra da olabilir. Bu ya plasenta parçasının rahimde kalması veya rahimde iltihap başlaması nedeniyledir.
Tedavi : Hastadan iyi bir anamnez hikaya sorunu alındıktan ve muayene yapıldıktan sonra kanamanın nedeni ve kan kaybının ne kadar olduğu tayin edilmeye çalışır. Kalbin çok hızlı çarpması kan kaybının fazla olduğunu işaretler.
Uterus atonisinde rahmi takallüs ettirip sertleştirmek için damar içine ve adeleye ilaçlar verilir. ( oxytocin, methyl prostaglandin, methergine vb. ) Bütün bunlara rağmen kanama durmazsa ender olarak karnı açıp hipogastrik atardamarı bağlamak ve hatta rahmi çıkarmak gerekebilir.
Hastada ateş varsa ve rahim yumuşak ve ağrılı ise iltihap olasılığı vardır Antibiyotiklerle tedavi edilecek olan bu durumda rahim içinde parça kalıp kalmadığından emin olmak lazımdır. Zira bu parçalar kürtajla çıkarılmadan antibiyotiğin bir faydası olmayabilir.
Postpartum endometrit ( rahim iltihabı ) : Doğumdan sonra genellikle 2-10 günler arası başlayan , sürekli 38 derecede ateş veren, rahimde ağrı ve kokulu akıntı bulunan, hastada genel bitkinlik olan bir iltihaptır.
Risk faktörleri olarak sosyoekonomik zorluk ( Kültür ve mali bakımından yetersizlik ) zarların erken yırtılıp ( suların gelmesi ) uzun süre doğuma kadar açık kalması, çok uzun süren doğum , forseps ile yapılan doğumlar ve yırtılmalar sayılabilir. Sezaryan doğumlarında iltihap tehlikesi daha büyüktür.
Rahim iltihabı için tanı yapılırken idrar yolları iltihabı , apandisit pelviste tromboflebit, gibi diğer enfeksiyonlar da düşünülmelidir.
Tedavi : Eğer doğum zor oldu ise profilaktik, koruyucu olarak bebeğin kordonu kesilip bağlanınca anneye bir kaç doz antibiyotik verilmesi önerilmektedir. Endometritin de yine antibiyotiklerle yapılır. Antibiyotiğe cevap vermeyen vakalarda ultrason ile pelviste abse aranmalıdır.
Mastitis ( Meme iltihabı ) :
Doğumdan sonra sık görülen bir iltihaptır. Doğumların % 2-3 ‘ünde rastlanır. Meme başı çatlaklardan giren mikroplar neden olur. Ayrıca emzirmeyen annelerde süt şişmesi durumunda daha sık meme iltihapları görülmektedir.
Meme derisi kızarmıştır ve ağrılıdır. Hastada ateş vardır.
Tedavi : Mümkün olduğu kadar erken tanıyıp sıcak tatbiki ile antibiyotik tedavisi başlatılmalıdır. Zira memede abse oluşumu çok erken başlar .O durumda da abseyi ameliyat ile açmak gerekecektir.
İdrar Yolları İltihabı :
Gebelikte olduğu gibi postpartum devrede de bu iltihap sık görülen . İdrar ederken yanma bazı vakalarda ateş olur. Fakat eğer hasta bitkin ve ateşli olur tek taraflı bel ağrısından şikayet ederse onda böbrek iltihabı vardır ki mesane iltihabından çok daha ciddi bir komplikasyondur ve hastanede damariçi antibiyotiklerle tedavi edilmelidir.
Epizyotomi iltihabı :
Epizyotomi doktorun bebek doğarken yırtılma olmasın diye hem vajeni ve hem de dış vulva derisini içine alan kesmesidir. Doğumdan sonra dikilir. Fakat bazen bu yara mikrop yapar ve iltihaplanır. Epizyotomi yerinde şişme, kızarma ve ağrı olur ve hastada ateş vardır. Derinde subgluteal kısımda oluşabilecek abse rektovajinal doktor muayenesi ile tanınması çok önem taşır, zira bu abse ameliyat ile açılıp dışarı akıtılmazsa hastanın hayatını tehdit eder. Bu komplikasyonun olmadığı vakalarda epizyotomi iltihabı antibiyotiklerle tedavi edilir.
Placenta accreta :
Plasenta doğumdan sonra vakaların pek çoğunda kendi kendine uterustan ayrılır. Fakat ender olarak uterus adelesine yapışır kalır. Tehlikeli bir durumdur, zira kanamayı durdurmak zordur ve iltihap olasılığı da artmıştır. Çok doğum yapmış olanlarda , çok kürtaj geçirmişlerde , evvelce sezaryenle doğum yapmış olanlarda daha sık görüldüğü kanaati vardır.
Tedavi : Plaesenta doğumdan sonra ayrılmıyorsa bir süre sabırla beklenir. Yapılacak en büyük hata kordona asılıp plasentayı çekmek ve daha da kötüsü eli rahim içine sokup zorla plasentayı rahimden sıyırmaya çalışmaktır ki doktor hayatında görmediği kanamayı o zaman görür.Muaayen süre hasta sıkı kontrol altında müşahade edilir, yine ayrılmazsa iki şekil vardır: eğer kadının birkaç çocuğu varsa o başka cocuk istemiyorsa ameliyat ile rahmi çıkarmak fakat çocuk istiyorsa ilaç tedavisi ile ( methotrexate) plasenta çözdürülür.
Tromboflebit :
Toplardamar iltihabıdır, genellikle bacaklarda görülür, yüzeysel damarlarda olursa tehlikesi yoktur.Fakat derin damarlarda olursa tehlikelidir. Çünkü damar cidarında oluşan kan pıhtısı dolaşım yolu ile akciğer damarlarında tıkanma yaparak ölüme neden olabilir.
Yüzeysel olanda bacakta damar boyunca kırmızılık, hassasiyet ve ağrı vardır. Derin olanda bacak şişer ve ağrılıdır.
Derin tromboflebit hastanede tedavi edilir. Tanı için ultrason ve diğer metodlar kullanılır. Tedavide önce damar içi ilaclar ( heparin ) kullanılır, hasta evine gittikten sonra aylarca kanı sulandırıcı ilaç almalıdır.
Uterus inversiyonu :
Doğumdan sonra plasentayı doğurtacağım diye kordonu çok çekmekle rahmin eldiven parmağı gibi içinin dışa dönmesidir. Hasta kolayca şoka girebilir ve kanayabilir. Çok şükür çok ender bir komplikasyondur. Derhal damar içi sıvılar takılmalı ve el ayası ile rahmin geldiği doğrultuda geriye itilmelidir. Bunu başarı ile yapmanın sırrı hastaya anestezi vermektir ( bayıltma ).Bu manipülasyon başarısız kalırsa o zaman ameliyat ile karın açılır ve karından rahim ters yüz edilir.
Konvülsiyonlar :
Bu konu için yukarıda açıklanan gebelik toksemisine bakın.
Psikolojik sorunlar ( ruhsal sıkıntı ) : Doğumdan sonra hem anne için ve hem de aile fertleri için yeni yaşamın değişikliklerine intibak etme zarureti biraz sıkıntı, tedirginlik ve hatta depresyon yaratabilir. Bu normaldir. Fakat çok dikkatli olunuz, zira bu ilerdeki tehlikeli ve tedavisi zor bir ruhsal ön habercisi olabilir.Postparum psikoz başlı başına birr uh hastalığıdır. Hem anne ve hem de bebek için tehlikelidir. Neden tehlikelidir ? Ender olmayarak bu derin deprosyona girmiş kadında sapık düşünceler oluşur, aslı olmayan sesler işitmeye ve hayaller görmeye başlar ve nihayet kötülük yapma ve tahrip etme hisleri gelir. İşte o zaman hem kendisini ve hem de bebeği yaralayabilir. Yapılacak hareket mümkün olduğu kadar erken, bu durumun farkına varıp beklemeden bir uzmanın , ruh hastalıklardan uzman olan bir doktorun yardımı istenmektedir.
