Stres – Aşırı Sıkılma Halleri
Stres (Aşırı Sıkıntı):
Stres bir dereceye kadar normaldir ve bizi başarıya hazırlar. Bu sorunu çözmek bir soruya cevap vermek bize bir stres verir. Fakat düşünün hayat ne kadar yavan olurdu hiç sorunsuz bir yaşam olsaydı.
Dikkat edrseniz kendine güveni ve saygısı olan strese daha dayanıklıdır. Kendine pek güveni yoksa en ufak bir sorunla karşılaşınca sıkıntıya düşer. Kendimize güveni çocukluğumuzda kazanmaya başlarız. O nedenle anne ve babaların çocuklarını daima teşvik edici tarzda yetiştirilmeleri, başarılı oldukları zaman onları mükafatlandırılmaları , başarısız oldukları zaman onları küçük görmemeli bilakis cesaretlendirmeleri gerekir. Çocuk evde haraket gördükçe kendine güven ve saygıyı kaybeder.
Hiç birimiz bu dünyada mükemmel değilizdir. Nasıl her hususta mükemmel olduğumuzu düşünebiliriz ? Pek başarılı olmadığınız bir işde bazı başkaları da başarılı olamayabilir diye düşünmeli ve aşağılık duygusuna kapılmamalısınız . Bilakis başka işlerde çok başarılı olduğunuzu düşünün.
Başarısız olduğunuz bir durumda sizi eleştirdikleri zaman kızmayın, bedbin olmayın fakat gelecek defaya nasıl hazırlanırım diye eksiklerinizi düzeltin .
Stresin size fazla gelmeye başladığını şu suretle anlayacaksınız.
Sinirli olmaya başlarsınız.Sevdiklerinizi hiç luzumu yokken üzersiniz. Uykunuz kaçar .Evdeki ve işyerindeki görevinizi yerine getirmekte güçlük çekersiniz.
Yemek adediniz değişir, ya iştahınız kaybolur veya aşırı derecede fazla yersiniz.
Bedensel arızalar başlar. Fazla streste çoğumuzda baş ağrısı, kalp çarpıntısı, tansiyon yükselmesi ve mide rahatsızlığı olur.
Fakat sıkılıyorsanız yapacağınız en büyük hatalardan biri kendinize sakalıp kimseyle görüşmemenizdir. Konuşun ; aile fertleri ile, iş yerindeki arkadaşlarınız ve büyüdüğünüz veya doktorunuz ile.
Eksersiz yapın. Hızlı bir yürüyüş bilhassa sevdiğiniz bir insanla, bisikletle bir gezinti, imkanınız varsa yüzmeye gidin, hiç olmazsa ılık, uzun bir banyo yapın .
Bunlar size verilecek sedatifler ( müsekkin ) daha etkilidir.
Hafif sindirimi kolay yemekler ve az olarak yiyin. Yağlı, kızartma yemeklerden kaçının . Onlar zaten rahatsız olan midenizi büsbütün bozar.
Böyle zor zamanlarda yaşamınızda büyük değişiklikler yapmaktan kaçının, önemli işlerinizi öne alın, önemsiz olanları arkaya bırakın.
Evde eşinizle olan uzun süreli anlaşmazlıklar ve münakaşalar her ikiniz için de mutsuzluk getirir. Siz evdeki görevlerinizi o da işyerindeki görevlerini yapmakta ve siz çalışıyorsanız iş yerinde zor saatler yaşarsınız. O nedenle birbirinizle sakin olarak bağırıp çağırmadan güçlüklerinizi konuşmanız ve halletmeye çalışmanız tek çarenizdir. Şunu hatırlayın ki sizin olduğu gibi karşınızdakinin de sıkıntısı büyük olabilir. Bu komşularda dinlemesini bilmek önem taşır ve bu konuşmalar için uygun zaman ve yer seçin. Bu konoyu ele alan her kitapta önerildiği gibi her konuşmada tek bir sorun görüşün ve “sen her zaman zaten böyle yaparsın ” veya “sen ihç bir zaman ” gibi genel suçlamalarda bulunmayın. Biliyorsunuz, bu gibi münakaşalarda her iki tarafın da haklı ve haksız olduğu iddalar vardır. O nedenle siz de biraz fedakarlıkta bulunacaksınız o da böyle yapacak.
Eğer çalışıyorsanız iş yerinde arkadaşlar edinin . Size fazla yüklü görev veriliyorsa ve bunları yapmak imkansız ise iş arkadaşlarınızla veya şefinizle konuşun. Fakat her yeni iş için itirazda da bulunmayın. Unutmayın ki zor görev başarmak sizing kendinize olan güven ve saygınızı arttıracaktır.İş yerindeki sorunlarınız evdeki yaşamınızı etkilememelidir. Buna çok dikkat edin . Sıkıntınızı şüphesiz eşinizle ve diğer ev halkı ile görüşebilirsiniz. Son çare olarak işinizi değiştirmeye karar vermeden önce mümkünse bir iki hafta bir yere gidin ve durumu sakin şartlarda terar düşünün.
Her aile yeni bebek gelirken heyecanlı ve düşüncelidir. Bebeğin sağlığı endişesi yanında maddi, parasal sorunlar da bizi strese sokabilir. O nedenle daha önceden yapacağınız planlama ile kendimizi hazırlamalıyız. Yeni bebeğin gelişi ve ayrıca daha başka çocuklarınız varsa hepsinin bakımı kolay değildir. Bu gün çok şükür her eş kadın ve erkek görevleri ve bakımı paylaşmalıdır.Bu arada çocuklarınıza da görevler öğretin, kendilerine bakımı gösterin .Aşırı derecede çocuğu korucu olmakta da hatadır. Onların dışarıdaki faaliyetlere özellikle spora, müzik aletleri çalışmaya teşvik edin.Onların meşguliyeti sizi dinlendirecek zaman temin eder.
Diğer bir sters kaynağı da evimizdeki müzmin ( kronik ) hastalıklı sevdiklerimize bakım sorumluluğumuzdur. Alzheimer hastalığı, bunama ve özürlü çocuklarımız gibi . Bu çok stresli ve üzüntülü bir durumdur. Sevdiğiniz insanı bir bakım evine yatırmak istemezsiniz aynı zamanda parasal güçlükler da vardır. Böyle bir halde önce kendi ihtiyaçlarınızı ve diğer aile fertlerini düşüneceksiniz. Bir akrabanızdan veya yakın arkadaşınızdan zaman zaman yardım isteyin. Birkaç saat için bile dışarıya hava almaya çıkmanızın veya bir arkadaşınızı ziyaret etmenizin büyük fatdası vardır.