Parkinson Hastalığı

Bu hastalık yavaş ilerleyen ve yaşlılarda merkez sinir sistemi dejenerasyonuna bağlı dördüncü en sık görülen bir hastalıktır. 65 yaşını geçmişlerin % 1 ‘inde bu hastalığa rastlanır. Primer çeşitinde beyin hücrelerinde hasar vardır, sekonder yani başka nedene dayanan şeklinde ruhi hastalıklarda kullanılan bazı ilaçlar, korbonmonoksit ve manganez zehirlenmeleri sebeb olarak gösterilir.
Karakteristik olarak bu hastalığın dört büyük arazı:

- İstirahat halinde titreme
- Hareketlerde yavaşlama ve kuvvetsizlik
- Adelelerde sertlik
- Ayakta duruşta zorluk

Hastalık genellikle çok gizli ve yavaş başlar. Belli belirsiz olarak ellerde, istirahat halinde titreme vardır. Fakat zamanla bu titreme artar, yorgunluk ve asabiyet bunu fazlalaştırır. Uykuda titreme yoktur. En çok el, kol ve bacaklarda görülür. Seste titreme yoktur. Bazı hastalarda titreme olmaz fakat kaslarında sertleşme vardır. Bu arazları hareketlerde yavaşlama ve zayıflık, keza yürüme ve ayakta durma güçlüğü takip eder. Yüz ifadeleri kaybolur ve maske görünüşünü alır. Göz kırpması azalır ve ağız çoğu zaman açıktır. Konuşma monotonlaşır. Yürümeye başlamakta güçlük çekerler. Kısa adımlarla koşar gibi yürüyüşleri vardır.
Tedavi olarak ilaç tedavisi ve ameliyatla tedavi öneriliyor. İlaç tedavisinde beyinde eksik olan dopamini arttırmak için L-dopa grubu ilaçlar kullanıyor.

Cerrahi tadavi olarak son yıllarda gelişmeler olmuş ve daha da araştırmalar devam etmektedir.Ameliyat ile olacak tedavide üç ayrı metod tatbiki vardır. Bunlardan biri beyin bozuk çalışan kısmını elektrik ile yakarak veya diğer bir usulle tahrib etmek . Diğer metod derin beyin uyarımı metodu . Burada ince madeni elektrot beyin içine yerleştiriliyor ve bu uyarım yapan alete bağlanıyor. Görevi bozuk beyin noktasında olan kötü faaliyeti önlemek . Gerek elektrod ve gerekse uyarım aleti deri altına gömülüdür. Heriki metodun da iyi ve kötü tarafları var. Beyin dokusunu yok edince artık geri getiremezsiniz. Yani nihaibir müdahale
Halbuki elektrodu çıkarabilirsiniz ve tekrar yerleştirebilirsiniz. Buna karşılık elektrod ve uyarma aleti sık sık kontrol altında tutmanız ve pilini değiştirmeniz gerekli . Halbuki diğer metodda bu zahmet yok.
Üçüncü metod daha deney safhasındadır.Domuz fetusu beyinden alınan hücreler hastanın beynine yerleştiriliyor. Bu hücreler normal görev yapacaklarından hatalı faaliyetin önüne geçeceklerdir. Daha sadece 12 hastada bu yapıldı ve 2 yıl bu hastalar takip edilir. Bir fayda görülüyor, fakat bu vakaların daha da tetkik edilmesi gerekiyor.
Hastalığın başında L-dopa ilacı arazları kontrol bakımından çok etkilidir. Fakat hastalık ilerlemekte devam eder ve 10-12 yıl sonra artık etkisiz kalır . İşte o zaman yukardaki cerrahi metodları ele almak gerekiyor.

Leave a Comment